DEĞİŞİME HAZIR MIYIZ?

İnsan toplulukları güvenlik, sosyal etkileşim ve refah ihtiyacı ile kentler yaratmışlardır. İlk kentler toplumun organik dayanışması sonucu ortaya çıkmıştır.  Toplumun pazaryerleri, güvenlik, artı ürünü korumak ve kutsal değerlerin paylaşımı gibi ihtiyaçları kentleri şekillendirmiştir.  Kurulan kentlerde mutlu olmayı beklemişlerdir.

Ancak kentler büyüdükçe ve insan ölçeğinden uzaklaştıkça, kentliler mutsuzluktan yakınır olmuşlardır. Şehirde günlük hayat, ulaşım, çalışma, barınma ve altyapı sorunları tek başına kenti mutsuzluk kaynağı haline getirmiştir.

Mutluluk, bireyin olumlu duyguları daha sık, olumsuz duyguları daha az yaşaması ve yaşamından yüksek doyum alması olarak tanımlanır. Bireyin genel olarak neşe, sevinç ve umut gibi olumlu duyguları yaşaması, keder, öfke, kaygı, umutsuzluk gibi olumsuz duyguları görece daha az yaşamasıdır. Yaşam alanlarından ve bulunduğu sosyal çevreden memnuniyet duymasıdır.

Toplumların bireysel olan göreceli duygu düzeyi, mutluluk ölçeği araştırmaları ile takip edilir. Bu psikolojik ölçekteki kriterlerin birçoğu yapılı çevre ile ilişkilidir. Kentlerin mutluluk ya da mutsuzluk kaynağı olması bu yüzdendir.

Şehir plancıları ve mimarlar daha mutlu bir toplum hedefi ile kentleri tasarlayabilirler. Yapılı çevreyi kurgularken insan hareketine odaklanan akıllı kentler, kentlilerin mutluluk düzeyini artıracaktır.

Akıllı şehir kavramı, kentlerin daha sürdürülebilir, refahı artırıcı ve kapsayıcı bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesidir. Akıllı şehir, fiziksel ve sayısal yapılı çevrenin gelişen insan ihtiyaçları doğrultusunda planlanması ile oluşur. Akıllı şehirde kaynakların verimli kullanımı için teknolojik altyapı kurgulanır.  Kaynak yönetimi, bilgi iletişim tekniklerinin yapının ve kent parçasının her noktasına uygulanmasıyla sağlanır. Doğal kaynaklar ve insan varlığı kaynak olarak değerlendirilir.

Akıllı şehir, akıllı yapı modelleri, altyapı modelleri ve nesnelerin iletişimi ile veri akışını sürekli kılmayı hedefler. Sürekli veri akışı insan ihtiyaçlarının doğru ve akılcı çözümlerle karşılanmasını sağlar. Karar vericilerin karar verme süreçlerini kolaylaştırır.

Akıllı şehir kurgusu için öncelikle şehrin sakinleri tanımlanır, kişisel mahremiyet verileri gözetilerek toplumun ihtiyaçları belirlenir. Bunun için yerel yönetimler, mimarlar, planlamacılar ve kentlilerin katıldığı bir bilgi ağı kurulur.  Akıllı şehrin kapsamı, çevresel etki, ekonomik yapı ve sürdürülebilirlik gelişim hedeflerine göre tasarım süreci ile belirlenir.

Tasarım süreci; tek bir kurumun veya ekibin yürütebileceği bir süreç değildir. Sayısız tasarım ve planlama girdisi olan bu süreç, ancak tüm proje paydaşlarının aktif katılımda bulunduğu ve birlikte çalışabildiği bir platformda gerçekleştirilebilir.

Kamu yönetimi, bu geçiş döneminin başarıya ulaşması için kentlileri karar verme süreçlerine katacak yapıyı sağlar. Tüm vatandaşların süreçten haberdar olması ve dahil olması için şehrin dönüşümüne davet eder. Birlikte yapılacak kentsel dönüşüm beraberinde yüksek mutluluk düzeyi getirebilir.

Ortaklaşa gelecek hayali için vatandaşların sürdürülebilirlik ilkelerini geliştirmesi sağlanır. Kente sahip çıkmanın yolları bulunur.